21 Ocak 2011 Cuma

Karaoke

   Dün Türkiye'de bir karaoke bardan neler beklenmeyeceğini anladım. İlki yazdığınız listedeki şarkıların çalmasını asla beklemeyin, bu diğer insanların listesi çalınıyor olmasından dolayı da değil. İşletmeler her şarkıyı ayrı ayrı bulmakla uğraşmak istemiyor. Kafalarına göre çalıyorlar. Hasbel kader ( kader icabı) denk geliyor. İkincisi; elitist beklentilerle gitmeyin. Karaoke barlar popülist listelerle dolu. Serdar Ortaç ve Demet Akalın'a tahammülünüz yoksa gitmeyin. Üçüncüsü; şarkıyı sahiplenmeyin söylemek üzerine bir hegomonya kurmayın. Her masada bir mikrofon oluyor ve sesiniz kalın değilse kolonlardan çıktığını duymak diğer kişilerin sesine göre mümkün olmayabiliyor. Bunun için ben şöyle bir strateji geliştirdim. Şarkının ikinci kısmında mikrofonu elime alıyorum, diğerleri ya sıkılmış ya yorulmuş oluyorlar.^^ Peki işin aslı nasıl? Ahanda aşağıdaki gibi.
   Çıkış noktası Japonya olan bu eğlence türü aslında her gruba ayrılmış odalarda yapılır. Odanın mekanla irtibatı da sadece bir telefonla olur. İçecek istemek için el kol yapmak zorunda olmazsınız. Tabi çıkış noktasının Japonya olması beni düşündürüyor. Toplulukçu bir kültür ve karaoke bireysel söylenen bir sistemde. Acaba bu ön planda olma ve kendini gösterebilmek isteklerinin bir dışavurumu olarak mı ortaya çıktı. Çünkü yaptığın altı üstü şarkı söylemek. Bunun için barlar, şirketler, makinalarr kurulması düşündürücü... (`O`)


0 yorum: